10. Sınıf Biyoloji · Ünite 2
Ekosistemin Gizli Ağı: Canlı ve Cansız Bileşenlerin Kusursuz Uyumu
Ekosistemi oluşturan canlı ve cansız bileşenleri, aralarındaki muazzam etkileşimi ve besin ağındaki tek bir halkanın kopmasının doğayı nasıl değiştireceğini inceliyoruz.
Kazanım BİY.10.2.1 · 30 dk okuma
Gözlerinizi kapatın ve evinizin veya okulunuzun yakınındaki bir kent ormanında yürüdüğünüzü hayal edin. Yüzünüze vuran güneş, bastığınız nemli toprak, burnunuza gelen yağmur kokusu, ağaçların rüzgardaki hışırtısı ve öten kuşlar... Aslında şu an sadece güzel bir manzarayı değil, muazzam bir fabrikanın tıkır tıkır işleyen çarklarını hissediyorsunuz. Doğadaki hiçbir şey tesadüfi değildir; bu çarkların uyum içinde çalıştığı sisteme 'ekosistem' diyoruz.
Ekosistemin İki Ana Kahramanı: Biyotik ve Abiyotik Faktörler
Bir ekosistem, sınırları belli bir alanda birbiriyle etkileşim halinde olan canlılardan ve onların içinde yaşadığı cansız çevreden oluşur. Bu sistemi dev bir tiyatro sahnesi gibi düşünebiliriz. Sahne dekoru cansız (abiyotik) bileşenleri, o sahnede rol alan oyuncular ise canlı (biyotik) bileşenleri temsil eder.
- Cansız (Abiyotik) Bileşenler: Güneş ışığı, sıcaklık, su, toprak yapısı, mineraller ve iklim. Bu faktörler, sahnenin kurallarını belirler; yani o bölgede hangi canlıların yaşayabileceğine karar verir.
- Canlı (Biyotik) Bileşenler: Kendi besinini üreten bitki ve algler (üreticiler), diğer canlıları yiyerek hayatta kalan hayvanlar (tüketiciler) ve doğanın temizlik işçileri olan mantar ve bazı bakteriler (ayrıştırıcılar).
Görünmez İplerle Bağlıyız: İşleyiş ve Etkileşim
Doğada hiçbir canlı diğerlerinden bağımsız bir 'ada' değildir. Bir meşe ağacı büyümek için topraktaki suya ve güneşe (cansız faktörler) muhtaçtır. Bir orman faresi hayatta kalmak için bu ağacın palamuduna ihtiyaç duyar. Farenin toprağa saklayıp unuttuğu palamutlar ise yeni ormanların filizlenmesini sağlar. İşte cansız çevre ile canlılar arasındaki bu bitmek bilmeyen madde alışverişi ve enerji aktarımı, ekosistemin işleyişinin ta kendisidir.
Enerji akışı üreticilerden tüketicilere doğru ilerlerken, her basamakta enerjinin sadece küçük bir kısmı bir sonraki canlı grubuna geçer. Bu duruma biyolojide %10 Kuralı denir:
Ya Bir Halka Koparsa? (Kelebek Etkisi)
Jenga oyununda alttan kritik bir taşı çektiğinizde tüm kule nasıl yıkılırsa, ekosistemde de durum böyledir. Öğrenme çıktımızda da belirtildiği gibi; bir bileşenin sistemden çıkması tüm sistemi sarsar. Örneğin bir göl ekosistemine tarımsal kimyasal karıştığını ve mikroskobik bitkilerin (üreticiler) yok olduğunu düşünelim. Önce bunlarla beslenen küçük balıklar açlıktan ölecek, sonra büyük balıklar azalacak ve nihayet o gölden beslenen göçmen kuşlar rotalarını değiştirmek zorunda kalacaktır. Gördüğünüz gibi, bir cansız faktördeki (su kirliliği) değişim, kilometrelerce uzaktaki başka bir ekosistemi (kuşların yeni göç edeceği yeri) doğrudan etkiledi!
Özetle; canlılar ve cansız çevre birbirine pamuk ipliğiyle değil, sıkı çelik halatlarla bağlıdır. Doğada hiçbir canlı türünü veya fiziksel faktörü, sistemin geri kalanını etkilemeden sahneden çıkaramayız.