11. Sınıf Kimya · Ünite 2
Saf Suyun Gizli Dansı: Otoiyonizasyon
Saf suyun mikroskobik düzeydeki hareketliliğini keşfedecek, kendi kendine nasıl iyonlaştığını ve pH kavramının buradan nasıl doğduğunu öğreneceğiz.
Kazanım KİM.11.2.6 · 40 dk okuma
Su Gerçekten Sadece H2O mudur?
Bir bardak saf suya baktığımızda sadece hareketsiz, durağan bir sıvı görürüz. Ancak alt mikro seviyede, yani moleküllerin dünyasında muazzam bir hareketlilik vardır. Su molekülleri sürekli olarak birbirleriyle çarpışır. Bu çarpışmaların bazıları o kadar etkilidir ki, bir su molekülü diğerinden bir hidrojen iyonu (H+) koparır.
Tepkime Denklemi
Bu süreci sembolik seviyede bir kimyasal denklemle ifade edebiliriz:
Burada H3O+ hidronyum iyonunu, OH- ise hidroksit iyonunu temsil eder. Su bu tepkimeyi sürekli gerçekleştirir ancak bu iyonlaşma çok küçük bir oranda olur. Deneylerde hassas iletkenlik cihazları (veya dijital simülasyonlar) kullandığımızda, saf suyun bile çok çok az miktarda elektrik akımını ilettiğini görürüz. İşte bu zayıf iletkenliğin tek sorumlusu, bu otoiyonizasyon sonucu oluşan iyonlardır.
İyonlar Çarpımı Sabiti (Kw)
Bilim insanları, 25 °C (oda sıcaklığı) koşullarında saf suda bulunan H3O+ ve OH- iyonlarının derişimlerini ölçtüklerinde her zaman sabit bir sayıyla karşılaşırlar. Bu iki iyonun molar derişimlerinin çarpımına 'Suyun İyonlaşma Sabiti' (Kw) denir.
Her bir tepkime sonucu 1 adet H3O+ ve 1 adet OH- oluştuğu için, saf suda bu iki iyonun derişimi birbirine eşittir:
pH Kavramı ve H3O+ İlişkisi
Günlük hayatta 10 üssü -7 gibi çok küçük sayılarla işlem yapmak pratik değildir. Bu yüzden, bu derişim değerlerini daha anlaşılır tam sayılara çeviren bir matematiksel fonksiyon kullanılır: Logaritma! pH, hidronyum iyonu derişiminin eksi logaritmasıdır:
25 °C'deki saf su için bu değeri hesaplayalım: