11. Sınıf Biyoloji · Ünite 1
Vücudun Yanlış Alarmı: Alerjik Tepkiler
Bağışıklık sistemimizin zararsız maddelere karşı gösterdiği aşırı ve gereksiz tepki olan alerjilerin oluşum mekanizmasını inceliyoruz.
Kazanım BİY.11.1.12 · 25 dk okuma
Hoş Geldin! Vücudun Neden Kendi Kendine Savaş Açıyor?
Bahar geldiğinde bazı insanlar ağaçların ve çiçeklerin kokusunu içlerine çekerken, bazılarının neden peş peşe hapşırma krizlerine girdiğini hiç merak ettin mi? Ya da küçücük bir yer fıstığının dev gibi bir insanı nasıl saniyeler içinde hastanelik edebildiğini? İşte tüm bu gizemlerin arkasında yatan neden, vücudumuzun savunma ordusu olan bağışıklık sisteminin bazen biraz 'işgüzar' davranmasıdır.
Alerjik Tepkilerin Oluşum Mekanizması
Bir kişide alerjik reaksiyonun gelişmesi için genellikle vücudun o maddeyle (buna alerjen diyoruz) daha önceden tanışmış olması gerekir. Süreç iki ana aşamada gerçekleşir: Duyarlılaşma (hazırlık) ve Tepki (savaş).
- 1Duyarlılaşma (İlk Karşılaşma): Alerjen vücuda ilk kez girdiğinde, bağışıklık sistemi nöbetçileri bu zararsız maddeyi yanlışlıkla tehdit olarak kodlar. B hücreleri, bu alerjene özel 'IgE' (İmmünoglobulin E) adında antikorlar üretir. Bu IgE antikorları kan dolaşımına girer ve dokularımızda devriye gezen 'mast hücreleri'nin dış zarına tutunur. Vücut artık bir pimi çekilmiş el bombası gibi mayınlı bir alana dönüşmüştür.
- 2Tepki (İkinci Karşılaşma): Aynı alerjen vücuda ikinci kez girdiğinde, bu defa doğrudan mast hücrelerinin zarına yerleşmiş olan IgE antikorlarına bağlanır. Bu kimyasal kilitlenme, mast hücresini patlatırcasına uyarır ve hücrenin içindeki granüllerde depolanan devasa miktardaki kimyasallar, özellikle de 'histamin' çevre dokulara boşalır.
Mikroskobik Bir Bakış
Aşağıdaki çizimde, bir mast hücresinin yüzeyine tutunmuş IgE antikorlarını ve onlara bağlanan yeşil alerjenleri görüyorsun. Bu bağlanma sonucunda sarı renkli histamin molekülleri hücreden dışarı salgılanmaktadır (degranülasyon).
Histamin: Bütün Suçlu O Mu?
Serbest kalan histamin, vücutta hızla etkisini gösterir. Kan damarlarının genişlemesine ve damar duvarının geçirgenliğinin artmasına neden olur. Bu durum, damar içindeki sıvının dokulara sızması demektir. Sonuç ne mi olur? Burun mukozası şişer (burun tıkanıklığı), sıvı artar (burun akıntısı), sinir uçları uyarılır (kaşıntı ve hapşırık). Yani o peçete kutularını bitirmene neden olan şey aslında polenin kendi fiziksel zararı değil, vücudunun salgıladığı histamindir.
Bilgiyi Sorgula: Alerji Hakkında Efsaneler ve Gerçekler
Toplumda 'Alerji sadece çocuklukta olur, büyüyünce geçer' gibi genel geçer bir inanç vardır. Bir bilgiyi değerlendirirken bunun bilimsel altyapısını sorgulamalıyız. Bağışıklık sistemimiz sabit bir duvar değil, çevresel değişimlere, strese, enfeksiyonlara veya bağırsak florasına (mikrobiyom) göre sürekli yeniden şekillenen dinamik bir ağdır. Bu nedenle 30 yaşında ilk defa kedi alerjisi veya 40 yaşında çilek alerjisi geliştirmen tamamen mümkündür.
Ayrıca bazen bağışıklık sisteminin verdiği tepki bölgesel (sadece burun akıntısı veya kızarıklık) kalmaz. Aşırı güçlü reaksiyonlarda histamin tüm vücutta kan damarlarını aynı anda genişletir, kan basıncı şok seviyesine düşer ve solunum yolları kasılarak nefes almayı engeller. Bu ölümcül duruma 'Anafilaktik Şok' diyoruz. Böyle durumlarda antihistaminikler yeterli kalmaz; hastaya acilen kan basıncını artıracak ve bronşları açacak adrenalin (epinefrin) iğnesi yapılması hayati bir zorunluluktur.