3. Sınıf Fen Bilimleri · Ünite 2
Canlıların Gizli Güçleri: Çevremizi Nasıl Hissediyoruz?
Hayvanların ve bitkilerin çevrelerini algılamak için kullandıkları şaşırtıcı özellikleri keşfediyoruz.
Kazanım FB.3.2.2 · 30 dk okuma
Doğa Dedektifleri İş Başında!
Merhaba minik bilim insanları! Etrafımızda olan biteni nasıl anladığımızı hiç düşündünüz mü? Burnumuzla nefis kurabiyelerin kokusunu alır, gözlerimizle rengarenk çiçekleri görürüz. Bunlar bizim duyu organlarımızdır. Peki sokağımızdaki kedi, bahçemizdeki bitki veya odamızın köşesindeki minik örümcek dünyayı nasıl algılıyor?
Hayvanların Şaşırtıcı Duyuları
Hayvanların dünyayı algılama şekilleri bazen bir süper kahraman filmi gibidir! Kendi duyularımızdan çok daha farklı özelliklere sahip olabilirler.
- Örümcekler: Ağlarına düşen minik bir sineği nasıl anlarlar? Görmeleri çok iyi olmasa da bacaklarındaki minik tüyler sayesinde ağdaki titreşimleri hissederler.
- Kelebekler: Çiçeklerin ne kadar tatlı olduğunu anlamak için ayaklarını kullanırlar! Evet, yanlış duymadınız. Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. Ayrıca başlarındaki antenler sayesinde çok uzaklardaki kokuları bile duyabilirler.
Bitkiler de Hisseder mi?
Bitkilerin gözleri, kulakları veya burunları yoktur. Ama onlar da çevrelerinde olup biteni hisseder ve kendilerine özgü tepkiler verirler.
- Ayçiçeği (Günebakan): Adından da anlaşılacağı gibi, bu çiçekler sabah güneşi gördüklerinde yüzlerini güneşe dönerler ve gün boyunca onu takip ederler. Güneş ışığını algılayıp ona yönelirler.
- Küstüm Çiçeği: Bu bitki çok utangaçtır! Yapraklarına hafifçe dokunduğunuzda, hemen yapraklarını kapatıp aşağı doğru sarkar. Dokunmayı hisseder ve kendini korumaya çalışır.
Kendi Duyularımızı Keşfedelim
Bizler de tatlı bir elmayı yerken dilimizi, rüzgarı hissederken derimizi kullanırız. Canlıların çevrelerini algılama yolları birbirinden farklı olsa da, hepimiz bu harika dünyayı keşfetmek için kendi duyularımıza güveniriz!