5. Sınıf Sosyal Bilgiler · Yaşayan Demokrasimiz
Hayatımızın İçindeki Demokrasi
Demokrasinin sadece seçimlerde değil, evde, okulda ve mahallemizde nasıl yaşandığını keşfediyoruz. Haklarımızı, adaletin önemini ve demokrasinin temel ilkelerini öğrenerek aktif bir vatandaş olmaya adım atıyoruz.
Kazanım SB.5.4.1 · 30 dk okuma
Demokrasi Sadece Sandıkta mı?
Merhaba sevgili öğrenciler! Demokrasi kelimesini duyduğunuzda aklınıza ilk olarak televizyonda gördüğünüz seçimler ve oy kullanma işlemi gelebilir. Ancak demokrasi sadece seçim günü hatırlanan uzak bir kavram değildir; aslında tam da şu an evimizde, okulumuzda ve mahallemizde her gün yaşadığımız ve yaşattığımız bir hayat tarzıdır.
Evde ve Okulda Demokrasi
Akşam yemeğinde ne yeneceğine karar verirken anne, baba ve çocukların fikirlerini söylemesi evdeki demokrasinin en güzel örneğidir. Herkesin fikrini rahatça belirtebilmesi 'Katılım' ilkesini gösterir. Okulumuzda ise durum çok benzerdir. Sınıf başkanı seçerken aday olmamız veya sevdiğimiz bir arkadaşımıza oy vermemiz 'Seçme ve Seçilme Hakkı'mızı kullandığımızı gösterir. Bu sayede sınıfımızı yönetecek kişiyi hep birlikte belirlemiş oluruz.
Çevremizde Demokrasi ve Dilekçe Hakkı
Yaşadığımız şehirde belediye başkanını, mahallemizde muhtarı seçmek yerel demokrasinin büyük bir parçasıdır. Peki, mahallemizdeki parkın salıncakları kırıldığında veya sokak lambaları bozulduğunda ne yaparız? Sadece şikayet etmek yerine bir kağıt ve kalem alarak yetkililere resmi bir yazı yazarız. İşte buna 'Dilekçe Hakkı' diyoruz. Dilekçe hakkı, demokratik katılımın en güçlü yollarından biridir ve sorunlarımızın çözülmesi için atılan yasal bir adımdır.
Demokrasinin Temel Nitelikleri Nelerdir?
Demokrasinin sağlam bir bina gibi ayakta kalmasını sağlayan bazı temel direkler vardır. Bunlar: Özgürlük, Eşitlik, Katılım, Çoğulculuk, Milli Egemenlik ve Hukukun Üstünlüğü'dür. Özgürlük, başkalarına zarar vermeden istediklerimizi yapabilmemizdir. Milli Egemenlik ise devleti yönetecek gücün doğrudan millete ait olması demektir.
Adalet ve Haklarımız
Adalet, her insanın hak ettiğini alması ve kimsenin haksızlığa uğramamasıdır. Hak ve özgürlüklerimizi bilmek, bizi ve çevremizdekileri korur. 'Hukukun Üstünlüğü' ilkesi sayesinde hiç kimse yasalardan üstün olamaz; çok zengin bir kişi ile sıradan bir vatandaş, devleti yöneten bir başkan ile bir öğrenci kanun önünde tamamen eşittir. Bu eşitlik de toplumda adaletin en büyük garantisidir.